|
SON DAKİKA
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan…
Bakanlıklar binalarını kendileri yapacak
Uzayda 'su dünyası' keşfedildi
Türkiye ile Çin, yedi anlaşmaya…
Uludere mağdurlarına 123'er bin lira tazminat gönderildiBaşbakan Tayyip Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında Fransa'daki inkâr tasarısından Uludere'de yaşanan acı hadiseye kadar pek çok konuda önemli mesajlar verdi.
Uludere'de kaçakçılık yaparken terörist zannedilerek öldürülen 34 kişinin ailelerine toplam 123'er bin lira tazminat gönderildiğini belirten Başbakan, paranın Şırnak Valiliği hesabına yatırıldığını açıkladı. "Yakınlarını kaybedenlerin acısını bir nebze olsun hafifletmek üzere terör tazminatı ödemesini hızlandırdık." dedi. Erdoğan, Senato'nun kabul ettiği inkâr tasarısı konusunda ise Fransa'ya uyarılarda bulundu. Gelişmeyi, "Avrupa'da faşizmin ayak sesleri" olarak niteleyen Başbakan, Ortaçağ zihniyetinin hortlatıldığına dikkat çekti. Tasarıyı 'yok hükmünde' sayan Erdoğan, yasanın resmen yürürlüğe girmesine kadar sağduyuyu elden bırakmayacaklarını, gelişmelerin seyrine göre yaptırımları etap etap hayata geçireceklerini vurguladı. Düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi için en az 60 senatörün imzasının toplanması konusunda da gerekli çalışmaları yürüttüklerinin altını çizdi.
*** Sağduyulu tavrımız sürecek Yasa, bizim için yok hükmünde Başbakan Tayyip Erdoğan, Fransa Senatosu'nda kabul edilen 'inkâr yasası'yla ilgili, "Bizim için yok hükmündedir." dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin yasayı imzalaması ve resmen yürürlüğe girmesine kadar sabırla bekleyeceklerini anlattı. Bu süreçte sağduyuyu elden bırakmayacakları mesajını veren Başbakan, yasanın Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi için en az 60 senatörün imzasının toplanması konusunda da gerekli çalışmaları yürüttüklerini belirtti. Gelişmelerin seyrine göre yaptırımları etap etap kamuoyuna açıklayacakları ve hayata geçireceklerini dile getirdi. Erdoğan, 'ırkçılık' olarak nitelediği yasa için, "Avrupa'da faşizmin ayak sesleri." nitelemesinde bulundu. Erdoğan, özetle şu mesajları verdi: Ortaçağ zihniyeti hortluyor: Gerek Fransa Ulusal Meclisi'nde gerek Senato'da kabul edilen teklif, bizim için yok hükmündedir. Ortaçağ zihniyetinin yeniden horlatılması anlamına gelen bu karar açıkça Avrupa değerlerini ayaklar altına almıştır. Kabul edilen teklif, aleni bir ayrımcılıktır, düşünce özgürlüğü katliamıdır. Bu ırkçı girişimlere karşı sessiz kalanlar, Avrupa'da faşizmin ayak seslerini duymamak gibi bir vebalin altına girerler. Yaptırımları etap etap uygulamaya sokacağız: Etap etap yaptırımları uygulamaya sokacağız, hiçbir geri adım atmadan bunları kararlılıkla uygulayacağız. Şu anda hâlâ sabır dönemindeyiz. Sabrediyoruz ve sürecin nasıl şekilleneceğini izliyoruz. Gelişmelerin seyrine göre tepkimizi ortaya koyacağız ve eylem planını kamuoyuyla paylaşacağız. Bir bedelli de CHP için çıkarmamız gerekiyor: 12 Eylül halkoylaması, yargı için milattır. Yargı, birilerinin sultasından kurtulup bağımsız olma yönünde çok önemli bir sürece girdi. CHP'nin rahatsızlığı da işte bu süreçtir. Bu feryat, artık kendi militanlarını yargıya yerleştiremeyen zihniyetin feryadıdır. On yıllardır biri Anayasa Mahkemesi'nin önünde diğeri Danıştay'ın önüne iki nöbetçi kulübesi koydular. Aslında bizim bir bedelli de CHP için çıkarmamız gerekiyor. Yoksa bunların Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önündeki nöbetleri bitmeyecek. Maliki'nin sözleri çok çirkin: ('Türkiye bizim iç işlerimize karışamaz.' diyen Irak Başbakanı Maliki'ye) Maliki'nin açıklamaları çok çirkin. Sayın Maliki'nin şunu bilmesi gerekir, siz bir mezhep kavgası içerisinde eğer Irak'ta böyle çatışma sürecini başlatırsanız buna da bizim sessiz kalmamız mümkün değil. Sizler Irak'a binlerce kilometre uzaktan gelenlere 'hoş geldiniz' diyeceksiniz, onları evinizde ağırlayacaksınız, sınır komşu Türkiye'ye karşı, 'Türkiye bizim iç işlerimize karışıyor.' diyeceksiniz. Bu nasıl ülke yönetim anlayışı? Irak'taki bundan sonraki süreci de yine hassasiyetle takip edeceğiz. Irak yönetiminin mezhep ayrımcılığını bir kenara bırakarak, mezhep çatışmalarını önleyecek, sorumlu bir tutum sergilemesini bekliyoruz. ANTER'İN YAŞADIKLARI BAŞBAKAN ERDOĞAN'I DUYGULANDIRDI Başbakan Erdoğan, 20 yıl önce karanlık bir cinayete kurban giden Kürt yazar Musa Anter'e de temas etti. 3 Eylül 2010'da Diyarbakır'da yaptığı konuşmada Musa Anter'in ismini andığını hatırlatan Erdoğan, o konuşmayı gözyaşları içinde dinleyen Anter'in oğlu Anter Anter'in kendisine bir mektup gönderdiğini anlattı. Mektubu parti grubuna okuyan Erdoğan, duygu dolu anlar yaşadı. Başbakan, şunları kaydetti: "Anter, mektupta '43 senedir memleketime gidemiyorum. Memlekete girişimin yasaklanmasının sebebini hâlâ bilemiyorum. Siz mazlumların umudu oldunuz, hiç olmazsa bir kere olsun babamın mezarına gidip Fatiha okumama izin verin.' ifadelerini kullanmış. Hemen araştırdık, yetkimiz olduğunu gördük. Geçtiğimiz hafta Anter memleketine geldi. Yaşadıklarını şöyle anlattı: 'Suadiye'ye giderken arabayı durdurdum. Aşağı indim, ağladım.' İşte, bu ülke çok büyük acılar yaşadı. Keşke elimizde sihirli değnek olsa da Türkiye'yi bütün safralarından kurtarabilsek. Ama karşımızda 150 yıl öncesinin İttihat Terakki zihniyetini taşıyan bir CHP var. Karşımızda Doğu, Güneydoğu'nun CHP'si olmaya özenen bir BDP var." Haber Kaynağı: Zaman
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
YAZARLAR
Tümü
SON DAKİKA
ÖZEL HABER
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
SÜPER LİG
|
|